Evde Reflü Tedavisi İçin 7 Doğal Yöntem

Reflü çok yaygın görülen bir rahatsızlıktır ve belirtileri arasında kusma, ağız kokusu, dişlerde yıpranma ve ağza acı veya ekşi tat gelmesi yer alabilir. Reflü, yemek borusu ile mide arasındaki kapakçığın (alt özofagus sfinkteri olarak da bilinir) düzgün bir şekilde kapanmaması sonucu meydana gelir ve bu da, mide asidinin yemek borusuna sızmasına neden olur. Sık veya uzun süreli reflü, gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) olarak bilinen daha şiddetli bir reflü formuna dönüşebilir. Halk arasında mide ekşimesi olarak tanımlanan reflü, boğazda ve göğüs bölgesinde acı verici yanma hissine neden olabilir. Basit evde tedavi yöntemleri ve yaşam tarzı ipuçları, reflü ve mide ekşimesini azaltmaya veya önlemeye yardımcı olabilir.

Evde Reflü Tedavisi İçin 7 Doğal Yöntem

evde reflü tedavisi için doğal yöntemler

1. Kilo Vermek

Bazı bilimsel çalışmalar obezite ve GÖRH arasında bir ilişki bulmuştur. Araştırmacılar, kilo alımından kaynaklanan abdominal basınç artışının yemek borusu kapakçığının gevşemesine ve mide asidinin yemek borusuna sızmasına neden olabileceğini düşünmektedir.

2013 yılında yapılan bir çalışmada, kilolu ve obez yetişkinlerde kilo vermenin GÖRH üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Çalışmaya katılan 332 katılımcının %37’si GÖRH belirtileri yaşadığını bildirmiştir.

6 aylık yapılandırılmış bir kilo verme programını tamamladıktan sonra, bu katılımcıların %65’i belirtilerin tamamen ortadan kaybolduğunu, %15’i ise kısmi olarak iyileşme yaşadığını bildirmiştir.

2. Yemek Günlüğü Tutmak

Birçok insan bazı spesifik gıdaların reflü ve mide ekşimesini tetiklediğini bildirmektedir. Bu tetikleyiciler kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte, yaygın olarak aşağıdaki gıdaları içermektedir:

  • Kafein
  • Kahve
  • Çikolata
  • Alkol
  • Kola ve diğer gazlı içecekler
  • Yağlı, baharatlı, kızarmış ve tuzlu yiyecekler
  • Turunçgiller ve bunları suyu
  • Sarımsak ve soğan
  • Domates

2014 yılın yapılan bir çalışma, reflü rahatsızlığı olan kişilerin yağlı, kızarmış, ekşi veya baharatlı yiyecekleri yedikten sonra daha şiddetli belirtilerle karışlaşma eğiliminde olduğunu göstermiştir.

Ekşi yiyecekler yüksek düzeyde asit içerirken, baharatlı yiyecekler kapsaisin olarak adlandırılan bir kimyasal içerir. Bunların ikisi de yemek borusunu tahriş edebilir.

Yağlı besinler, yemek borusu kapakçığı ile etkileşime girerek ve midede yavaş sindirilerek GÖRH belirtilerine katkıda bulunur.

Bir yemek günlüğü tutmak, reflüyü belirtilerini tetikleyen gıdaların tanımlanmasına yardımcı olabilir. Yemek ve atıştırma zamanlarını not almak, reflü ataklarını arttıran yeme zamanlarının tespitini de sağlayabilir.

3. Düzenli ve Küçük Porsiyonlar Yemek

2014 yılında yapılan bir çalışmada, GÖRH rahatsızlığı olan ve olmayan kişilerin beslenme alışkanlıkları karşılaştırılmıştır.

Tüm katılımcılar genellikle günde üç öğün yemek yerken, GÖRH olan kişilerin bir öğünü GÖRH olmayan kişilere göre önemli ölçüde daha sık atladığı tespit edilmiştir.

GÖRH olan katılımcıların, günlük kalori ihtiyaçlarını öğle ve akşam yemeği arasında daha dengeli bir şekilde bölmek yerine, öğle yemeğini atlayarak akşam yemeğinde çok fazla miktarda yemek yeme eğilimde oldukları görülmüştür. Büyük miktarda yenen yemekler, midenin sindirmesi gereken yiyecek miktarını arttırır ve mide asidinin yemek borusuna sızmasına neden olabilir.

Araştırmacılar, reflüyü önlemek ve tedavi etmek için günde en az üç öğün yemeyi öneriyorlar. Dört veya beş küçük öğün yemek yemek daha da faydalı olabilir.

4. Reflü Yatağı Kullanmak

Reflü bazı hastalarda geceleri daha da kötüleşir. Bu tip reflü, nokturnal gastroözofageal reflü veya gece reflüsü olarak bilinir ve kişinin uykusunu olumsuz etkileyebilir.

Uzmanlar, büyük bir yemekten sonra uzanmanın reflüyü tetikleyebileceğini düşünüyor. Çünkü bir kişinin dik pozisyonda olmadığında mide içeriğinin yemek borusuna geri akması daha kolaydır.

2014 yılında 20 reflü hastası üzerinde yapılan küçük bir araştırma, yatağın başını 20 cm yükseltmenin gece reflüsü belirtilerini azaltıp azaltmadığını araştırmıştır.

Yüksek pozisyonda 6 gün uyuyan katılımcıların, gece reflüsünde önemli bir düşüş yaşadığı ve yüzde 65’inin uyku sorunlarında azalma olduğu tespit edilmiştir.

5. Yatmadan Önce Yemek Yemekten Kaçınmak

Gece geç saatlerde yemek yemek gece reflüsü olasılığını artırabilir.

2013 yılında yapılan bir araştırmada, farklı zamanlarda yemek yeme ile reflü arasındaki ilişki incelenmiş ve yatma saatlerine yakında yemek yemenin reflü belirtilerini arttırdığı tespit edilmiştir.

Mide asidi üretimi yemekten sonraki ilk 3 saat içinde en yüksek seviyededir. 2013 yılında yapılan bir başka araştırmada, yatmadan 3 saatten daha az süre önce yemek yiyen katılımcılarda reflü belirtilerinin tekrarlandığı bulunmuştur.

6. Alkol Alımını Sınırlamak

Alkol de, aşağıdakilere neden olduğu için mide ekşimesini tetikleyen faktörler arasındadır:

  • Yemek borusunu tahriş eder
  • Yemek borusunun işlevini bozar
  • Mide asidi üretimini arttırır

Ancak, kapsamlı bir bilimsel çalışma, uyku kalitesi düşüklüğü ve düzensiz beslenme alışkanlıkları da dahil olmak üzere diğer yaşam tarzı faktörlerinin, reflü için alkolden daha güçlü risk faktörleri olduğunu göstermiştir.

7. Sigarayı Bırakmak

2016 yılında yapılan bir çalışmada, tütün kullanımının aşağıdaki nedenlerden dolayı reflüyü tetiklediğini göstermiştir:

  • Yemek borusu işlevini bozar
  • Tükürüğün mide asidini nötralize etme etkisini azaltır

Bu çalışma, sigarayı bırakmanın sağlıklı kiloda olan bireyler için şiddetli reflüde azalma sağladığını göstermiştir. Aşırı kilolu veya obez olan katılımcılar, sigarayı bırakmalarına rağmen reflü belirtilerinde azalma olmadığını bildirmiştir.

Ancak, araştırmacılar reflü hastalığı olan herkesin sigarayı bırakmasını önermektedir.

İlginizi ÇekebilirKabızlık Evde Nasıl Tedavi Edilir?

Paylaş herkes duysun: